Niksar Mutlu Son
Niksar Mutlu Son
Niksar Mutlu Son
Ellerinden düşen sepetiniy-se Louisa almıştı.Pantolonundaki
birden fazla yırtık yardımıyla bacaklarını keşfedip
hissetmiştim. Zencilerin dişleri, onları çevreleyen siyahın Niksar Mutlu Son
ortasında iyi mi daha ak görünürse, giysisinin kaba sabalığı,
hatta kiri altında baldırları da pürüzsüz ve temiz görünüyordu.
Hakikaten zekâ yoksulu da olsa bedensel hazineler açısından
verimli bir zenginliğe haiz görünüyordu. Etli, sıkı, dolgun,
geçlik dolu, gürbüz, güçlü kolları ve bacakları ağızlara layıktı.
Parmakların dokunuşundan kaçıp büzülmekten-se onu
karşılamaktan zevk alan, altında şişip boy atan, duyarlı
bitkiye ulaşabilecek bölgeye gelmiştim. Elim, o bölgenin
tasarladığımız keşif için fazlaca olgunlaştığını memnuniyetle
kanıtladı, hemen hemen onu hapseden her şeyi kırıp parçalayacak
kadar kuvvetliydü. Çözdüğüm bir dönem ve sıyırdığım paçavra
gömlek, aslına bakarsanız dörtte birini bile kaplamaya yetmediği ganimeti
dimdik, tam bir gosterişle ortaya çıkardı. Hakkaten de öyle
çok önemli bir büyüklükteydi ki, olağandışı bir şeyler görmeye
kendimizi hazırlamış olmamıza karşın, beklentilerimizi
aşıyor, bu tip manzaralara alışkın olmama karşın beni bile
Niksar Mutlu Son
hayrete düşürüyordu. Yani şovş oluşturmaya fevkalade
uygundu, koskoca başı renk ve hacim açısından sıradan bir
koyun kalbinden pek farklı sayılmazdı, gövdesinin geniş sırtı
boyunca güvenle zar atabilirdiniz, boyu da inanılmaz
uzunluktaydı, alttaki gömü kesesi, yüzeysel kırışıklarla
yuvarlakça toparlanıp kıvrılan o varlıklı ek de aynı miktardairiydi. Göz dolduruyor ve Dick’in hiç de boş yere saf doğanın
bir parçası olmadığının kanıtını bütünlüyordu. İçinde bu‐
lunduğu koşullardan onu ayıran ve “Bir aptalın süsü, Niksar Mutlu Son
hanımefendinin oyun arkadaşıdır,
” saslınü doğrulayan
ayrıcalığı tam olarak belgelenir haldeydi. Bu söz çok
doğrudur çünkü aşk da savaş gibidir, en güçlü kılıç kazanır.
Kısacası doğa ana, Dick için bu bölgelerde o kadar
uğraşmıştı ki, kim bilir kafası için bu kadar az şey yapmış
olmasından ötürü kendini temize çıkarmıştı.
Kendi açımdan, bu oyunu bir tek onu görerek merakımı
gidermekten öteye sürüklemeye hiç mi hiç niyetim yoktu.
Gaslımün içine bakan bu kışkırtıcı cazibeye karşın, onu
bir tek gözlemlemekten dolayı memnundum fakat Louisa’nın
arzularını istekli gözlerinden rahatlıkla okuduğumdan basit
rolü üstlendim ve aslına bakarsan daha iyi bir eğlence aramayan
Louisa’ya serüvenine atılması için ihtiyaç duyulan cesareti verdim.
Ona kalıp, sadece oyunu seyretmek istediğimi söyledim.
Tabiatın o yarım akıllı gence sunduğu güzelliklerin ne şeklinde
işler başarabileceğini merak ediyordum.
Son yorumlar