Niksar Mutlu Son-Masöz Bayan Esra
Niksar Mutlu Son-Masöz Bayan Esra
Niksar Mutlu Son-Masöz Bayan Esra “Kazık” , “baston” , “kara kavza” , “minik maymuncuk” , “bu” , “şu” , “o” , “onun” , “elmalar”… “havuç” , “kök” , “halkadaki ip” , “Stadyum’daki dikilitaş” , “bahçedeki pırasa” , “kilitteki anahtar” , “kapıdaki sürgü” , “havandaki tokmak” , “yuvadaki bülbül” , “hendekteki ağaç” , “vanadaki pompa” , “kındaki kılıç” ve geri kalan bütün o boktan sözler… Niçin evet demek istediğinizde evet, hayır demek istediğinizde de hayır demiyor yada sözünüzü kendinize saklamıyorsunuz! Yeni yeni yetişen porno yazarları, bu sözleri makul bir pazar tavsiyesi olarak değerlendirerek bayağı ve açık saçık sözcükler aramaya başladılar. Müstehcen kitaplar akademinin dışına yayılıp geniş bir okur kitlesine seslenmeye başladığında, yetkililer bir şeyler yapmak gerektiğine karar verdiler. Öncelikle matbaanın tehlikesi seksten ziyade din ve iktidarla ilintiliydi.
16. Yüzyılın ortasında cinsel sıkıdüzenün ciddiyetle işe koyulduğu sıralarda Katolik Kilisesi çok kırılgan bir durumdaydı. Luther, Doksan Beş sav’ini kilisenin kapısına çivilediğinde yeterince kötü bir tesir yapmıştı; çok daha kötüsü, tezlerin matbaayla Hıristiyan âleminde yayılması oldu. Luther dünyanın ilk çok satan yazarıydı. 1520’ye gelindiğinde, kiliseye yaptığı kritik Avrupa’nın her yerinde üç yüz binden fazla sattı. Daha sonrasında yayımladığı İncil’in Almanca tercümesi milyonlarca insanın yakarma ederken Katolik Kilisesi’ni es geçmiş olmasına yol açtı. Luther 1521’de aforoz edildi fakat kitaplarının satışları artmaya devam etti. Protestan reform tezleri matbaa tarafınca basılıp dağıtılmasaydı, asla o kadar etkili olamazdı.
Niksar Mutlu Son-Masöz Bayan Esra
Niksar Mutlu Son-Masöz Bayan Esra Bu arada Vatikan’ın seks sırları dışarıya sızmaya başladı. Ressam Giulio Romano on altı adet müstehcen fotoğraf yapmış ve cinsel ilişkinin çeşitli türlerini gösteren bu resimler Vatikan’daki Sala di Constantino’nun duvarlarına asılmıştı. Bu resimlerin seyircileri kilise adamları ve arkadaşlarıyla sınırlı olduğunda tartışma yaratmanın aksine takdir edildi. Fakat ne zamanki seçkin gravürcü Marcantonio Raimondi 1524’te resimleri çoğaltıp kitlesel dolaşıma soktu, o vakit Vatikan’daki bir hücreye hapsedildi. Raimondi orada bir yıldan fazla kaldı. Sadece nüfuzlu yazar ve hicivci Pietro Aretino onun adına Papa VII.
Clement’ten ricada bulununca serbest bırakıldı. Vatikan’ın ısrarla istediği benzer biçimde Raimondi’nin tüm resimleri ve baskıları imha edilseydi, mesele orada kapanacaktı ama Aretino’da bir ilgi uyanmıştı bile. Bütün o yaygaranın ne için koparıldığını merak edip resimleri gören Aretino her bir fotoğraf için skandal yaratan satırlar yazdı: Vatikan’ın saygıdeğer sanatçının çarmıha gerilmesi gerektiğini haykırmasına sebep olan o resimleri görmek istedim.
Son yorumlar